AHLAT’TA 39 HAFIZ BELGELERİNİ ALDI

Ahlat'ta Kur’an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan kız ve erkek öğrenciler için merasim töreni düzenlendi.

AHLAT’TA 39 HAFIZ BELGELERİNİ ALDI

Ahlat'ta Kur’an kurslarında hafızlık eğitimini tamamlayan kız ve erkek öğrenciler için merasim töreni düzenlendi. 

Ahlat Abdurrahman Gazi Erkek ve Amine Hatun Yatılı Kız Kur’an kursundaki hafızlık eğitimini tamamlayan 15 kız ile 24 erkek öğrenci için Abdurrahman Gazi Türbesi önünde bir merasim töreni düzenlendi. Tören Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayarak, hafızların isimlerinin takdim edilmesiyle devam etti. İlahi dinletisinin ardından törenin açılış konuşmasını Ahlat İlçe Müftüsü Orhan İmamoğlu yaptı. Daha sonra verilen Kur’an ziyafetinin ardından Van’ın Tuşba Müftüsü ve Ahlat Eski Müftüsü Zahit Demirel tarafından bir selamlama konuşması yapıldı. Müftü Demirel;  “Kur’an-ı hıfz eden hafızlarımızı tebrik ediyorum. Onları yetiştiren hocalarını, annelerini, babalarını ve bütün Ahlatlıları tebrik ediyorum. Rabbim daim eylesin, sayılarını artırsın. Kur’ân-ı Kerim 32. Ayette Allah şöyle buyuruyor; “Biz bu kitabı Kur’an-ı varis miras bıraktık. Kime? Kendi kullarımız içerisinde seçtiklerimize.” Bu ayeti Muhammed Hamdi Yazır tefsir ederken bu seçilmiş kullarının Kur’an-ı hıfz eden hafızlar olduğunu söylüyor. Yani Kur’an-ı ezberleyen hafızlar Allah’ın Kur’an’da övdüğü seçilmişler içerisinde olduğunu ifade ediyor. Bu büyük bir onurdur. Bugün Ahlat’ta bu kadar hafız yetişmişse bundan daha büyük onur olmaz. Dolayısıyla Kur’an-ı hıfz edenler seçilmiş kişilerdir. Kur’an-ı hıfz etmek üzere evladını Kur’an Kursuna veren seçilmiş kişilerdir. Kur’an Kurslarını himaye eden, barındıran, destekleyen ve ayakta tutanlarda seçilmiş kimselerdir. Hafızlık kurslarının bulunduğu yerler ve şehirlerde seçilmiş şehirlerdir. Ben Ahlat’ı tebrik ediyorum. Bu Kur’an Kursu’nda hafız yetiştiren hocalarımızı tebrik ediyorum.  Ben Ahlat’ta 2009 yılında göreve başladığımda şimdiki Hafızlık Kur’an Kursu binası kabası bitmiş metruk bir binaydı. Dönemin kaymakamı Bilal Şentürk, eski bayındırlık ve İskan Bakanımız Zeki Ergezen ve eski belediye başkanımız Mevlüt Gülmez ile yaptığımız istişare ile kurs binasının yapılıp faaliyete geçmesini kararlaştırdık. Onların ve Ahlatlıların destekleriyle kurs binasını bitirip hafız yetiştirmeye başladık. Erkek Hafızlık Kur’an Kursu’nun açıldığını duyan kızlarımız beni o zamanlar ziyaret edip onlar içinde Hafızlık Kur’an Kursu açmalarımızı talepte bulundular. İlk başlarda maddi imkansızlıktan dolayı bir ev kiralayarak hafızlık Kız Kur’an kursumuzu açtık ve sonrasında şimdiki Hafızlık Kız Kur’an kursumuzu da yaparak faaliyete soktuk. Ahlat’ta da hafız yok denecek kadar azdı. Bayan hafız bulamadık öğretici için. Tatvan’dan bir hafız hoca getirdik kızlarımıza eğitim vermek üzere. Şimdi isimlerini okudular Allah’a şükürler olsun hafızlarımızın çoğunluğu Ahlat ağırlıklı. Bu rabbimize şükrümüze gerektiren bir şey” dedi. Daha sonra bir konuşma yapan Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban ise şunları söyledi; “Burada bulunmamızda emeği olan kim varsa müftülerimiz, hocalarımız, kaymakamlarımız hepsine çok teşekkür ediyorum. Kur’an’a sahip çıkmak Allah’a biat etmektir, hakiki kul olmaktır. Çağımız muhteşem zenginliklere nail olmuş bir çağ olmasına rağmen muhteşem hastalıklara da düşmüş bir çağ. Öyle ki insanlar iyice bilmeliler ki eğer bu çağda biz meselelere doğru bakmazsak, doğru idrak etmezsek Allah muhafaza bugün İslamların yüzyıl önce düştüğü hataya bir daha düşme gibi bir hastalığa düşeriz. Ne oldu topraklar bölündü, birlik beraberlik bölündü, İslam alemi darmadağın oldu. Öyle ki bütün İslam’ın evlatları hasar gördü, zarar gördü. Öyle zillet yaşadık ki acziyetten Allah’ın bize emrettiği mübarek mekanları da koruyamaz duruma düştük. İşte Filistin’de durum bu, işte Ortadoğu’da durum bu. Asya’da durum bu. İslamlar o ümmet bilincini kaybedince Allah muhafaza her türlü hastalığa da duçar oldular. Şimdi bir nida, bir sesle Kur’an’a yeniden sarılmak zamanıdır. Bugün burada bulunmamıza vesile olan Kur’an’ın hıfzını gerçekleştiren muhterem hafızlarımızı ve hocalarımızı saygıyla selamlıyorum.” Ahlat Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu ise, “Her şeyden önce bugün hafızlık ve hafızelik unvanını alacak herkesi tebrik ediyorum. Hakikaten çok zor bir iş. Sabır isteyen bir iş. Bana mısın diyebilecek bir insanın yapabileceği bir iş değil. Günlerin değil, haftaların değil, ayların ve yılların bir rahlenin üzerinde disiplinli bir şekilde, hocalarının eğitimi altında harcadılar. Şimdi hepsi birer ayaklı Kur’an-ı Kerim olarak yanı başımızda duruyorlar. Hepinize helal olsun. Kur’an-ı hıfz etmek çok büyük bir meziyet. Çok büyük bir mücevherat aldılar buna inanıyoruz, ima ediyoruz. Fakat bu sadece ve tek başına yeterli değil. Bununlar beraber İslam’ın diğer ilimleri olan fıkıh, akaid, kelam, hadis ve her şeyden önemlisi Arapçayı da birer mücevherat olarak bunun yanına eklemeleri gerekiyor. Bir iş yarım olduğu zaman tutmuyor. Bir binada bir sütunun önemi belki o binanın yıkılmasına da sebep oluyor. Biz 1300 sene önce Müslüman olduk. Hem de çok iyi Müslüman olduk. İman ettik, gaza ettik, şehitler verdik. 3 kıtaya nizam verdik, adalet götürdük. Hristiyan devletler bizim yönetimimiz altına girmek istediler. Bazı devletler, bazı milletler bizim adaletimizi görüp kendiliğinden Müslüman oldular. Bununla gurur duyuyoruz. Ama Osmanlı’nın son yüz, yüz elli yılında işler iyi gitmedi. Bazı şeyleri eksik yaptık ve Osmanlı’dan tam 27 tane ülke çıktı. Hala ümmet olarak belimizi doğrultabilmiş değiliz. Suriye’nin, Irak’ın, Libya’nın halini görüyoruz. Şimdi Katar diye yeni bir problem çıkarmaya çalışıyorlar. Asya’daki İslam Devletlerinin halini görüyoruz. Bunlar tek bir şeyin eksik olmasından kaynaklanıyor. İşte biz Allah’ın dediğini tam öğrenemediğimiz için ümmetin başına bunlar geliyor. Allah’ın dediğini tam öğrenseydik, ona tam vakıf olsaydık Fetullah diye başımıza bela olan bu adamın peşinden bu ümmetin çocukları gider miydi. DAİŞ diye bir bela var. Allah’ın dediğini tam öğrenseydik DAİŞ’in peşinden Müslüman evladı gider miydi. Allah’ın dediğini tam öğrenseydik evlatlarımız DHKPC’ye üye olurlar mıydı. Allah’ın dediğini tam öğrenseydik ve tam öğretseydik marksist, leninisti bölücü, ayrılıkçı ve ırkçı bir hareket olan PKK’ya bu kadar Müslüman evladı gidermiydi. Biz bu işleri eksik yaptığımız için bunlar oldu. Hepimizin bu işlerde eksiği ve kabahati var. Ama Müslümanların yaşadığı  bir ülkede marksist, leninisti bölücü, ayrılıkçı, haşa Allah’ı reddeden, Peygamberi reddeden, “İslam ahlakını ortadan kaldıracağız. Yerine sosyalist ahlakı getireceğiz” diyen Abdullah Öcalan’a bu kadar çocuğumuzu feda etmezdik. Bunlarda herkesin kabahati olduğu kadar bölgemiz ve ülkemizde görev yapan ferdi ve resmi olarak görev yapan bütün din personelinin, alim diyenin hepsinin vebalinin olduğuna inanıyorum. O yüzden çok değerli kardeşlerim, çok değerli hafızlarımız, çok değerli Hafizelerimiz, Kur’an-ı hıfzetmenin yanında mutlak suretle diğer ilimlere ve Arapçayı’da yanına eklesinler. Allah’ın insanlara verdiği mesajı, Peygamberin istediği ümmet formunu vatandaşımıza anlatsınlar, bu ilkelerle çocuklar yetiştirsinler. İcazet törenimiz, ilçemize, vatanımıza, milletimize hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu. Son olarak konuşma yapan Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Keskin ise, “Bugün eğer Müslümanlar şehitlik için can atacak bir cesarete sahip olsalar, Kudüs’te Müslüman kardeşlerimiz ilk kıblegahımız olan Mescid-i Aksa’ya girmekten men edilebilirler miydi? Elbette ki edilemezlerdi. Demek ki dünya sevgisi içimizi istila ettiği için, Allah yolunda gerekirse canımızı vermekten korktuğumuz için, ürkek hale geldiğimiz için orada bir avuç İslam düşmanı Müslüman kardeşlerimizi bizim mescidimizden, bizim kıblegahımızdan uzaklaştırıyorlar. İşte Hz. Ömer’in dediği gibi ‘Eğer bizler Kur’an’a göre yaşasaydık, Kur’an’ın prensiplerini hayatımıza tatbik edebilseydik, işte o zaman hiçbir millet karşımızda duramazdı.’ İslam tarihini hepiniz bilirsiniz, 3 bin kişilik İslam ordusu 100 bin kişilik Bizans ordusunu mağlup etti” dedi.  Yapılan konuşmaların ardından hafız öğrencilere protokol üyeleri tarafından belge ve hediyeleri takdim edildi. Tören, yapılan duanın ardından yemek ikramıyla sona erdi. Hafızlık merasim törenine bazı kurum amirleri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Güncelleme Tarihi: 20 Ekim 2017, 18:21

Ahlat Gazetesi

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER