|
5 Aralık Kadının Seçme ve Seçilme
Hakkı
Merhaba Değerli
okurlar;
Bu gün kadına seçme ve seçilme hakkının
verilmesinin 75. yıldönümü.
Kadınlarımız Cumhuriyetin kuruluşundan bu
yana birçok alanda olduğu gibi siyasi alanda
da çeşitli haklar kazanmıştır. Türk kadınına
çok değer veren Ulu Önder Atatürk, seçme ve
seçilme konusunda da bu düşüncesinin ne
kadar önemli olduğunu göstermiş, 1930
yılından itibaren kadınlara belediye
seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını
kazandırmıştır.
5 aralık 1934 yılında ise Türk kadınına
seçme ve seçilme hakkını veren yasayı
çıkarmış ve kadınların milletvekili
seçilerek meclise girmesini sağlamıştır.
1935 yılında mecliste 17 kadın milletvekili
vardı.
Bu yasanın diğer Avrupa ülkelerinden önce
Türkiye’de çıkması kadına verilen önemi bir
kez daha ortaya koymaktadır. Oysa Fransa
1944, İtalya 1948, İsviçre 1972 yılında
kadınlarına seçme ve seçilme hakkı
tanımıştır.
Ne yazık ki 1935-2002 yılı arasında
kadınların siyasetteki rolü ilerleyeceğine
daha da pasifleşmiştir. Hatta Avrupa
ülkelerinin çok çok gerisinde kalmıştır.
Peki neden kadınlar bu gün siyasetin
gerisinde kaldılar ya da kalmaya itldiler?
Erkek egemenliğinin bunda rolü büyük. Çünkü
ailedeki erkekler kadınlarının siyaset
yapmasına olumlu gözle bakmıyor ve siyasi
alanda bulunmalarını istemiyor. Kendileri
hangi siyasi görüşteyse ailesinde bulunan
kadınları da aynı görüşte olması için
zorluyor. Ülkeyi kadınların değil erkeklerin
daha çok temsil edeceğini, daha iyi
yöneteceğini düşünüyor. Bu gün Türkiye
nüfusunun yüzde elliden fazlası kadınlardan
oluşuyor ve seçimlerdeki oyların büyük bir
bölümü kadınlar tafarından veriliyor. Bu da
kadınların siyasette oynadığı rolün bir
göstergesi olduğuna göre siyasi alanda da ne
kadar etkili olabilecekleri konusunda
aydınlatıcı bir durum değil mi?
Kadınların mecliste daha çok bulunması kadın
sorunlarının daha çok gündeme gelmesi
demektir. Ülke kadınlarının sorunlarını
ancak kadın milletvekillerimiz meclise daha
iyi taşıyabilir, kadınların sesi gözü ve
kulağı olurlar.
Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği
( KA-DER ) “MECLİSE GİREBİLMEK İÇİN BIYIK MI
BIRAKMALI” sloganından yola çıkarak bu
konuda çok önemli girişimlerde bulunak tüm
kadınlar adına seslerini duyurmuşlar 2007
seçimleri öncesi kadın adayların listelerde
üst sıralarda daha fazla bulunmasının
önemini defalarca gündeme getirmişlerdir.
Eğitimde kadın-erkek eşitliği sağlanması kız
çocuklarının okula gönderilmesi, töre
cinayetleri ve berdelin önlenmesi, iş
hayatında kadın-erkek eşitliği sağlanması ve
kadınlarımızın birçok haktan yararlanması
konularında da önceliklerini
sıralamışlardır.
2002 seçimlerindeki yüzde dörlük sandalye
oranı 2007 seçimlerinde listelere giren
kadın adayların sayısı biraz daha artarak
yüzde onlara ulaşsa da bu yeterli bir sayı
değildir elbette; çünkü hedeflenen ve
beklenen oran bu değildir.
Her alanda olduğu gibi siyasi alanda da
başarılı olmanın temel koşulunun eğitim ve
kadın ve erkeğin eşit şartlarda birleşerek
toplumsal sorunların üstesinden
gelebilmeleridir. Kadın ve erkek toplumun
temel taşlarını birlikte oluşturduklarına
göre taraflardan birinin sürekli pasif
kalması gelişimi durdurur.
Kadının statüsünün her yıl daha da
iyileştirilmesi işte bu açıdan çok
önemlidir.
Saygılarımla...
NUR ERSEN
|