Günler geçiyor bensiz adam yavaş yavaş ortama ayak uydurmaya başlıyordu. Ancak yinede boş kaldığında düşünceli hali gözlerden kaçmıyordu. Aklında hep güzel gözlü vardı. Her boş kaldığında onunla geçen anlar aklına geliyor ve içindeki özlemi bir türlü gideremiyordu. Bir an önce bir haftalık sürenin geçmesini ve telefon açma hakkının gelmesini bekliyordu.
Bu arada ELLA iyice bensiz adama kafayı takmıştı. Sürekli bensiz adamı takip ediyor, tüm gününü neredeyse bensiz adamı izlemekle geçiriyordu. Onu biran dahi görmeden duramıyordu. Bu durum başta ailesi olmak üzere Barmen Nuri’nin de dikkatini çekiyordu. Tatil süreleri 2-3 gün sonra bitecekti. Gece odalarına çıktıklarında ailesi ELLA yı yanına çağırdı ve başladılar konuşmaya. Annesi; Kızım bak 2 gün sonra otelle olan tatil anlaşmamız bitiyor, ancak sende çok durgunluk görüyoruz ve o komiyi de sürekli takip ettiğini görüyoruz. Bu iş olmaz, biz gideceğiz o kalacak burada, hem belkide başka sevdiği vardır, hiç konuştun mu kendisiyle diye sordu. ELLA bensiz adamla hiç konuşmadığını ancak onu biran dahi olsa görmeden yapamadığını biraz çekinerek te olsa dile getirdi. Kızlarının durumuna çok üzülen aile, bensiz adamla konuşmasını, eğer onu beceremezse enazından barmenle konuşmasını önerdi. Çünkü bensiz adam boş zamanlarında barmenin yanına da gidiyor ve onunla bolca sohbet ediyordu.
Sabah olmuş, ELLA kahvaltı yapmadan direk barmenin yanına gitmişti. Nuri bey zaten durumun farkındaydı ancak nasıl anlatacağını veya ne diyeceğini bilemiyordu. Nihayetinde ELLA konuyu açtı barmene. Barmen; Bensiz adamın Adana da bir sevdiği olduğunu, durgunluk ve keyifsizliğinin nedeninin o olduğunu söyledi. Duydukları karşısında çok ama çok üzüldü ELLA. Bunu fark eden barmen, yinede istersen onunla iletişim kurmaya çalış, biraz takıl ona diye öneride bulundu. Şpetzisini (Almanların çok içtiği kola ile fantanın karışımı olan içecek) içtikten sonra ağlamaklı ve hızlı adımlarla odasının yolunu tuttu.
Ailesinin yanından geçerken onları bile görmemişti gözü. Akşama kadar odasından hiç çıkmadı. Ailesi kaç defa girişimde bulunduysa da odadan çıkmaya ikna edemediler ELLA yı. Ailesi duruma çok üzülse de gençlik aşkıdır diyerek kendilerini avutuyordu. Odasına yemek saatlerinde servis gönderiliyordu. Aradan iki gün geçmiş ve ELLA hala dışarı çıkmamıştı. Ailesi servis yapanlara yemekleri sorduğunda, iki gündür giden yemeklerin hiçbirini yemediğini sadece su ve bazı içecekleri içtiğini anlattılar.
ELLA, Almanya’dan bir sırdaşıyla konuşup durumu anlattı. Arkadaşı, çekinmemesini, gidip bensiz adamla konuşmasını, tepki alsa da umursamamasını ve en azından arkadaşlık kurmasını önerdi. Ancak ELLA kendisinde o cesareti bir türlü bulamıyordu. Yine odasından çıkmamaya devam ediyor, sürekli kendince bensiz adamla ilgili hayaller kuruyordu.
Öte yandan Adanda da durum farksızdı. Güzel gözlüde tüm neşesini kaybetmiş ve deyim yerindeyse kendini eve hapsetmişti. Sürekli bensiz adamın sevdiği tarzdaki şarkıları dinliyor ve geçirdikleri zamanları hayal ediyordu. Aklından babasına söyleyip, bensiz adamın yanına gitmek geldi. Babası odaya geldiğinde durumu anlattı. Güzel gözlünün babası tüm olanları bildiği için, eğer giderse Sarı Ahmet’in kendisini takip etme riski olduğunu ve bununda bensiz adamın hayatını riske atabileceğini anlattı. Genç ve aşktan düşünemeyen güzel gözlü babasının endişesinin haklı olduğuna kanaat getirdi ve vazgeçti fikrinden.
Mirzo Levent ile sarı Ahmet arasında sürtüşmeler, adamları aracılıyla devam ediyordu. Gidişat pek iyi değildi. Güzel gözlüyü evinde ziyaret eden Mirzo Levent durumu güzel gözlüye anlattı. Bensiz adamın ona olan sevgisini bildiğini, onları görüştürmeyi en çok kendisinin istediğini, ancak bu konuda babasının haklı olduğunu söyledi güzel gözlüye. Güzelce sohbet ediyorlardı, Güzel gözlü kısık seslede olsa İbrahim Tatlıses’in Ah Keşkem kasetinden “Sensiz geceler” i dinliyordu. Bir anda dışarıdan silah sesleri gelmeye başladı...
Devam edecek…
Selam ve Dua ile
Nevzat ERTEKİNOĞLU
Yazar – Mali Müşavir - Bilirkişi
[email protected]