Dışarıdan silah sesleri gelmeye devam ediyordu. Sarı Ahmet’in adamları Levent’i takip etmişti. Gözdağı vermek ve takipte oldukları mesajını vermek için birer şarjör boşaltıp gittiler. Rastgele açılan ateşte kimseye bir şey olmamıştı. Dışarıdan silah sesleri gelirken güzel gözlü sıkıca Levent’e sarılmış ve huzuru bulmuştu. Bensiz adamın ona verdiği değeri çok iyi biliyordu ve ona sarılırken sanki bensiz adama sarıldığı hissine kapılmıştı, huzurlu ve güvenli….
Diğer yanda, ELLA’nın odasından çıkmamasına ailesi çok üzülüyordu. Cem beyle görüşmeye karar verdiler. Daha doğrusu Cem bey ve barmenden Bensiz Adam ile ilgili tüyolar almaya çalışacaklardı. İlk olarak Barmenin yanına geldiler. Kızlarının durumunu anlattılar. Zaten duruma üzülen Barmen, duydukları karşısında dahada üzüldü. Bensiz adam ve güzel gözlünün hikayesini anlattı ELLA’nın ailesine. Aile çok etkilendi onların hikayesinden ancak ortada biricik kızları vardı.
Barmenden sonra Cem beyin yanına giderek onunlada sohbet ettiler. Cem bey bensiz adamı çok iyi tanıdığını, güzel gözlüye olan sevdasını bildiğini, bensiz adamın kalbinin ve merhametinin ne derece güzel olduğunu anlattı onlara. Bensiz adam hakkında anlatılanlar, anne babada bensiz adama karşı bir hayranlık uyandırmaya başlamıştı. Sohbet bitikten sonra direk ELLA’nın odasının yolunu tuttular.
Bu arada bensiz adam işine duyduğu saygıdan, var gücüyle çalışmaya devam ediyor, kazancının helal olması için çaba gösteriyordu. Güzel gözlü bir an bile aklından çıkmasada hayat devam ediyordu. Çalışkanlığı zamanla patronun hoşuna gitmiş ve bensiz adamla daha yakından ilgilenmeye başlamıştı. Muhafazakâr aileden gelen bensiz adam, sahil kenarında ve üstsüzlerin olduğu ortamda da namazını kılmaya devam ediyordu.
Kampingin cafesi plajla bitişik olduğundan müşteriler bikiniyle ve hatta bazıları üstsüz olarak gelip masalarda oturuyor ve içecek sipariş ediyorlardı. Bensiz adam namaz kıldığından bakmamaya çalışıyordu. Bazı müşteriler çok rahat oturuyorlardı sandalyelere, bacaklarını açarak… Servis yapmak zorunda olan bensiz adam, gözlerinin kaçmaması için kendince bir yöntem geliştirdi. Sol elinde tepsiyle servise giderken sağ eliylede selam verir gibi gözlerini kapatıyordu. Bu hareketi giderek herkesin dikkatini çekti ve zamanla bensiz adama o işaretle selam vermeye başladılar. Onlar bunun kendine has bir hareket olduğunu düşünsede, aslında gözlerinin çıplaklığa kaymaması için geliştirdiği bir yöntem olduğunu bilmiyorlardı.
ELLA’nın anne ve babası, kapıyı ıslarla çaldılar. İlk başta ELLA kapıyı açmasada, bensiz adamla ilgili birşeyler öğrendiklerini ve kendisine söylemek istediklerini anlattılar. Konunun bensiz adamla ilgili olduğunu öğrenen ELLA fişek gibi kapıya koşup açtı. Annesi, Bensiz adam ve güzel gözlüyle ilgili edindikleri bilgileri kendisine anlattılar. İkisinin arasındaki sevginin derinliğini öğrenen ELLA daha çok hüzünlendi. Annesi üzülmemesini, tam aksine aynı yöntemle kendisininde bensiz adama yaklaşabileceğini anlattı.
Almanya’daki arkadaşının söyledikleriyle annesini söylediklerini birleştiren ELLA bensiz adama yaklaşmaya karar verdi ve yöntemini de anlamıştı. Vakit geçirmeden kendisine bir walkman aldı. Türk müziklerini dinlemeye başladı. Kendi ismine benzeyen bir türkü keşfetti sonunda. Hemen bensiz adamı takip etmeye ve boş anını yakalamaya koyuldu. Nihayetinde bensiz adamın dinlenmede (Dalmış denizi seyrettiği bir anda) olduğu anda hemen o şarkıyı çaldı walkmandan. “Ela gözlüm ben bu elden gidersem” türküsünü dinletti bensiz adama. Dalıp giden bensiz adam hafif bir tebessümle dönüp baktı ELLA ya. Bu hafif tebessüm bile ELLA’yı mutlu etmeye yetmişti. Bensiz adamın kendisini dinlediğini gören ELLA duygularını daha içten ve daha samimi bir şekilde yineledi kendisine. Bensiz adam bu defa daha anlayışla dinliyor ve kafasının karışıklığını gidermeye çalışıyordu.
Derken, ELLA’nın babası geldi ve acilen Almanya’ya dönmeleri gerektiğini söyledi….
Devam edecek…
Selam ve Dua ile