Nihayet uzun yolculuk bitmiş ve bu devasa şehre adım atmıştı bensiz adam. Abisi onu otogardan alıp eve götürdü. Sanki bu defa farklı olacaktı! Zira otogardan alınmıştı ve yalnız değildi. Eve vardıklarında çekingen davranıyordu. Yengesi ne tepki verecek bilemiyordu çünkü. Korktuğu gibi olmadı zira yengesi çok sıcak karşıladı bensiz adamı. Köyde yaşadıklarını, Adana zamanlarını ve ne kadar zor günler yaşadığını biliyordu.
İlk düşünce, yarım kalan liseyi bitirmesiydi. Abisi, kesinlikle liseyi bitirmesi gerektiğini, bunun için araştırma yapacaklarını söyledi. Uzun yoldan geldin yorgunsun biraz dinlen bakalım neler yapabileceğiz dedi. Yorgun olan bensiz adam, birkaç gün dinlendi. Bu süre zarfında sürekli sahile iniyor, denize dalıp gidiyordu. Her gün jetonlu telefondan güzel gözlüyü arıyor ve hasret gideriyordu. Her görüşme sonrasında onu görememenin ve dahada uzağa gitmenin üzüntüsünü yaşıyordu.
Günler geçiyordu, bensiz adam durumdan pek memnun değildi. Öylece boş dolaşmak hoşuna gitmiyordu. Bir gün yine sahilde gezerken, sahil kenarında bir Cafe’nin komi aranıyor yazısını gördü. Cafe sahibi ile görüştü ve anlaştılar. Yer içkili bir yer olduğu için, öğleden sonra açılıyor ve gece 3’e kadar çalışıyordu. Sevinçle eve koşup müjdeyi yengesine verdi. Yengesi ilk başta kızdı neden hemen çalışmak istiyor diye ancak bir yandanda hak verdi kendisine. Zira sıkılıyor sahilde deniz kenarlarından eve gelmiyordu bensiz adam. Akşam oldu Abi eve geldi. Oda ilk başta neden acele ettiğini söyleyip kızsada, kararı kendisine bıraktı.
Ertesi gün heves ve heyecanla işbaşı yaptı. Komi kıyafetini giyip işe koyuldu. Çalışkanlığını daha ilk saatlerde gösteriyordu bensiz adam. Bu durum işyeri sahibinin ve diğer çalışanlarında dikkatini çekiyordu. İşyerinde telefon vardı, ara ara güzel gözlüyü arayıp hasret gideriyor ve hırsla çalışmaya devam ediyordu. Güzel gözlüde, mutlaka okula gitmesini ve eğitim hayatına devam etmesini istiyordu. Günler günleri kovalıyor ve bu büyük şehirde günler çabuk geçiyordu. İlk aylığını almış maaşını abisine vermek istemişti. Ancak abisi bunu kabul etmedi ve kendisine harcamasını istedi. Bensiz adam artık daha hayat doluydu. Çalışıp para kazanıyor, kazandığının büyük kısmını biriktiriyor, bir kısmını harcıyor ve iş saatine kadar şehri gezmeye devam ediyordu.
Zaman hızla geçmiş ve okul kayıt zamanı gelmişti. Bulunduğu ilçedeki lisede eğitim çok iyi değildi. O nedenle abisi onu 40 dakika mesafedeki diğer ilçede bulunan ve kaliteli eğitimi olan okula yazdırmak istiyordu. Ancak bu o kadarda kolay değildi. Çünkü her isteyeni okula almıyorlar ve ciddide kayıt parası istiyorlardı. Abi araya siyasileri koyarak okul idaresiyle görüştü. Okul idaresi o zamanın parasıyla ciddi bir kayıt parası istedi.
Eve döndüğünde eşini keyifsiz gören yenge nedenini sordu. Abi durumu anlatınca, yenge hiç Tereddüt etmeden kolundaki bilezikleri çıkarıp uzattı. Bunları bozdur ve çocuğun kaydını yap, onun eğitimi her şeyden önemli, inanıyorum o çok iyi yerlere gelecek diyerek bensiz adama olan güveninide göstermiş oldu.
Abiyle beraber okula gidip kaydını yaptırdı. Okuldakileri gördükçe çekinmeye başladı bensiz adam. Zira çoğunluk zengin ve kendi bakışına göre şımarık öğrencilerden oluşuyordu. Kaydı bitirip, kıyafet ve kitaplarıda hallettiler. Eve dönen bensiz adam yine işe gitti. Patrona durumu anlattı, hem okuyup hemde çalışmak istediğini söyledi patrona. Bu yaklaşım patronunda hoşuna gitmiş ve kabul etmişti.

Ertesi gün okulun yolunu tuttu. Lise son sınıfı okuyacaktı sadece. Sınıfa bir girdiki, herkes sert ve aşağılayıcı gözlerle kendisine bakıyordu. Arka sıradan boş bir sıra, önündeki ve yanlarındaki sıralarda aynı şekilde boş bırakılmıştı. Üzülerek sırasına oturdu. Eyvah yine nasıl bir hayat bekliyor beni diye daldı düşüncelere….

Devam edecek…
Selam ve Dua ile